Çeltik Üreticisi Gürsel Şimşek, dün yaptığı açıklamada, çeltik sezonuyla ilgili değerlendirmelerde bulunurken; üreticinin şartlarının daha iyi duruma getirilmesi için yetkililerin gerekli çalışmayı yapması gerektiğini kaydetti.
“Üretici, ekonomik anlamda dar boğaza düştü”
Bölgedeki çeltik ekiminin sonuna yaklaşıldığını hatırlatan Şimşek, 2015-2016 sezonunun zor geçtiğini belirterek,“Çeltik hasadından bugüne kadar ürün para yapmadığından ötürü üretici, ekonomik anlamda dar boğaza düştü. Zor şartlar altında bankalardan finans anlamında ayarlama yaparak, yeni ekilişleri yaptı. Bütün ümidim, 2016 sezonundan çok yüksek bir verimle çıkmaktır. Bu bakımdan da, bölgemizde çeltik üreticileri, verimli olan çeşitlere yönelmeye başladı. Geçmiş dönemlerde yerli olan Osmancık çeşidinin çok ekildiği bir bölgeydi Trakya. Özellikle Osmancık çeşidi, bölgemizde 1997’den 2016’ya kadar yüzde 80 oranında ekiliyordu. Fakat Osmancık çeşidinde, son 2-3 yıldır verim düşüklüğü yaşanmasından ötürü üretici, yüksek verim çeşidi olan ürünlere yöneldi. Üretici de, bunlardan yüksek verim bekliyorlar.” dedi.
“Fiyatlar üreticiye para kazandırmıyor”
Çeltikte, piyasa fiyatlarının çok düşük seviyelerde olduğunu ve halen herhangi bir düzelmenin olmadığına kayıt düşen Gürsel Şimşek, şunları söyledi: “Fiyatlar ton başına, bin 200-bin 500 lira arasında değişmektedir. Ancak, bu fiyatlar üreticiye para kazandırmıyor. Önümüzdeki yıl kilogram maliyeti; 1,4-1,5 lira arasında değişir. Eğer maliyetler bu seviyelerde olursa ve hasat dönemindeki satışlarda, 1,4-1,5 lira olursa, üreticinin daha kötü durumlara düşmesine neden olur. Çünkü şuanda, ürün borçla ekilmektedir.”
“Osmancık çeşidinde fiyat en az, bin 750-bin 800 lira arasında olmalı”
TMO (Toprak Mahsulleri Ofisi)’nun geçen sene yaptığı hataları, bu sene yapmaması gerektiğine dikkat çeken Şimşek, “Ofisin geçen yıl yaptığı hataları yapmamak için belli bir strateji geliştirmesi gerekiyor. Haziran ya da temmuz aylarında, çok iyi piyasa analizi yaparak, hasat döneminde belli bir alım stratejiyle girmesi gerekiyor. TMO en azından Türkiye bazında, 150 milyon ton ve üzerinde bir alım potansiyeline sahip olarak, tüm depolarını ve ajanslarını ayarlayarak, alıma girmelidir. Fiyatını da, üreticinin zarar etmeyeceği noktada başlatmalıdır. En azından yerli olan Osmancık çeşidinde fiyatın bin 750-bin 800 lira arasında olmalı. Bu fiyatın altına düşmemeli. Eğer bunun altına düşerse, üreticinin para kazanma durumu ortadan kalkar ve üretime devam edemez. Bu yıl çok kritik bir dönem. Eğer bu yılda üretici, beklentisinin altında bir fiyat aralığıyla satmaya kalkarsa, 2017 yılında çeltik üretimi yarı yarıya azalır. Üreticiden, tüketiciye giden yolda, bazı insanlar müthiş paralar kazanıyor. Bundan ötürü de, TMO’nun bu işe el atmalı.” şeklinde konuştu.
“Üreticiye daha ucuz elektrik verilmesinin önü açılmalı”
Gürsel Şimşek, sözlerine şöyle devam etti: “İthalat anlamında bazı kontroller yapılarak, kolay ithalatın önüne geçilmeli. Çünkü ucuz mallar her zaman üreticinin sırtına bir kambur gibi biniyor ve ürününü ne yazık ki, satamıyor. Ayrıca, İpsala’da yakın zamanda bir kooperatifimizin elektriğinin kesilmesi biz üreticileri olumsuz yönde etkiledi. Üretici ürünlerini sulayamayacak duruma gelmişti. Bu borçlar halen devam etmektedir. Maliyeti artıran önemli nedenlerden biridir. Bu işinde biran önce ele alınması gerekiyor. Üreticiye daha ucuz elektrik verilmesinin önü açılmalı. Üreticinin ucuz üretim yapması için bir çıkış arayan herhangi bir kurum-kuruluş göremiyoruz. Kısacası, zor bir yıl geçireceğimize inanıyorum.”
“Edirne’deki çeltik üreticisinin zararı, 150 milyon-160 milyon liradır”
Çeltikte bu yıl yapılan zarar hakkında da, bilgilendirmede bulunan Şimşek sözlerini şöyle tamamladı: “Zarar; kilogram başına 30-40 kuruş arasında değişmektedir. Edirne genelinde 500 bin dönüm alan ekildiği düşünüldüğünde, bu zararın 150 milyon-160 milyon lira olarak karşımıza çıkıyor. Bu para, bölgemizdeki üreticinin cebine girmesi gerekirken; ne yazık ki, girmedi. Ucuza yediriyoruz adı altında yapılan çalışmalarda da, aracı firmalar kazandı ve tüketici yine pahalıya pirinç yedi. Haziran ayında yapacağımız raporları, hem TMO hem de bakanlığa ileterek, gerekli müdahalenin olması gerektiği konusunda düşüncelerimizi yukarılara ileteceğiz. Söylemlerimizi dikkate alırlarsa, üretici mutlu şekilde tarladan çıkar. Aksi takdirde, üretici perişanlık ve iflaslarla karşı karşıya kalacaktır.”